Perşembe, Temmuz 2, 2009 - Senin Hayatinda Bir Heves'ten Öteye Geçemedim...!

Bir hayalim vardı benim aslında, Her gece yatağıma yattığımda düşlediğim bir hayalim, Başımı yastığa koyduğum o an gözümün önünden silinmeyen hayalim. Senin bir kaç dakika içinde yerden yere vurduğun o temiz hayalim. Rengarenk umutlar bırakırken avuçlarına düşlediğim hayalim vardı benim.
Kendimden bile sakladığım sırlarım vardı benim, Seni sevdiğim gerçeğini yalanladığım vardı mesela hep. Yağan yağmur tanelerinin altında haykırmak istediklerim vardı insanlara, “ Evet, Evet Seviyorum öğrendiniz işte “ demek gibi mesela. “ İşte el ele verip yıktınız beni sonunda daha ne istiyorsunuz konuşsanaza “ diye devam etmek. Her yağmur tanesini bir bıçak yapıp saplamak isteğim vardı bedenime.
Bilirmisin sen en mavi gökyüzünün karanlığını, Bendeki de soru işte, nereden bilebilirsin ki sen! Sen sevenin yüreğindeki duyguları nasıl hissedebilirsin ki! Bu oyunun kurallarını koyan sensin bense sadece bi PİYON.
Sormadan duramayacağım, Gecenin içindeki sessizlikten gelen derin sesleri duyabildin mi hiç ? Sabah uyandığında mesela kuşların sana fısıldadıkları sesleri duyabildinmi hiç sen, Hiç seni seven bir yüreğin hissettiklerini hissedebildinmi? Hissedemessin ! Çünkü sen benim gibi seni sevdiğim gibi yürekten sevemessin. Hani yüreğimdeki sevgini hissedememiştin ya sen, Şimdi söyle bakalım yüreğimde ACIYI hissedebiliyormusun? Gözlerimde senin için büyüttüğüm SEVDA'yı görebiliyormusun Ama sen gibi olamıyorum işte genede.
Ne oldu bana böyle. Neden direniyorum... Neden beni istemeyen senin karşısında aman dileniyorum... Neden başka elleri tutmuyorum... Göz yaşlarımı neden kurutamıyorum... Her gece yatağa yattığımda neden ıslanıyor yastığım... Neden çıkmıyorsun aklımdan... Neden uyuyamıyorum geceleri... Şarkıları dinlemek neden yakıyor yüreğimi... Herkes gülerken ben neden ağlıyorum...
Küçücük bir yanılgıya düşüp sevgimin mantığımın önüne geçmesine izin versem... Belki de ölüm avuçlarının içine alacak beni... Ve aşkımın değil ölümün esiri olacağım... Neden bu hasret böylesine acımasızca yakıyor canımı... Neden susturamıyorum içimdeki çığlıkları... Neden kalbim, beynime hükmetmeye çalışıyor... Neden ben mantığımla kalbim arasında savaş veriyorum... Ve ben böylesine yıkım yıkım yıkılırken sen neden bir kez olsun görmüyorsun beni... Neden gitmeme izin veriyorsun hayatından... Yada neden gönderiyorsun göz göre göre...! Sözlerin yetmediği yerde suskunluğa bürünüyorum... Suskunluğum yüreğimde çığlıklar atarken ben yinede aşka direniyorum...
Ve sen git diyorsun...! Küçücük bir umut bile vermiyorsun bana... Ve ben gidemiyorum... Neden beni istemeyen sana hayır bile diyemiyorum... Adını koyamıyorum bu sevginin...!!
Belki hiç sevmedin beni sevdiğini sandın belkide...! Belki senin için geçici bir HEVES'tim...! Belki de benim yerimi dolduracak başka bir aşk çıktı karşına...! Oysa ben, senin benden bu denli uzaklaşmanı sağlayacak hiçbir şey yapmadım... Vaktim bile olmadı seni kendimden uzaklaştırmaya...
Sen, veda etmeye bile zaman bırakmadan giderken şimdi böylece sessizden yine bana bakmalar kaldı ardın sıra. Adını koyamadım ama çok sonra anladım ki benden, HEVESİ'ni çoktan almıştın.. Söylemek isteyipte söyleyemeyediğin gizlediğin gerçeklerin olduğu sürecede.. Senin gözünde kendimi hep bir HEVES'misim gibi hissedeceğim....!
*”˜˜”*°•.˜”*°•.˜”*°•. ˜”*°•.˜”*°•. Nedim Sizgen *”˜˜”*°•.˜”*°•. *”˜˜”*°•.˜”*°•.˜”*°•.
|